13 Ekim 2009 Salı

rüzgar gibi geçtiden günümüze holivud.

heyya !!! naber blog.hala yaşıyor muşsun haberim yokmuş.
nedense hep alkol kanımda yer edince aklıma geliyorsun.
garipsin blog.x-files a kou edilmelisin.hatta sonunda the truh is out there denmelisin.

yaoileri bulmuşun değmeyin keyfime.ayrıca maiden rose allah belanı versin.cidden.die mother fucker die.hahahah.eğlendim.
arabeskim blog.hafif meşrebim.az buçuk akıllı bi tutam deliyim.ama blog varya insanım.her nefes alışımda yada her yemek yiyişimde hissediyorum bunu.benide alsınlar x files a.

dönüyor dünya dönsün.ben yine keyfime bakarım.neden sonuç ilişkileri yok burda.yedim tükettim hepsini.alacağın olsun blog.

THE TRUTH İS OUT THERE.
sabahtan beri beynimde ne alakaysa 90şlı yılların müzikleri resmi geçit yapıyo.ahanda şimdi deli mavi.
oysaki she wats revenge'den rachael çalmalıydı.ahanda açtım şimdi o çalıyo.ama dışardan.müzik playerdan.oh rachael oh.
god forgive me.(ingilizcede biliyoruz ehi ehi).
iyi bakın kendinize.gerçekten.
ben can.

31 Ağustos 2009 Pazartesi

alex adlı tüm erkekler taştır duvardır.(benim tanıdıklarım)

merhabalar herkese.şimdi belli bir müddet aranızda değildim.daha soğuk,bol rüzgarlı,yer yer yağışlı bir ülkede yaşama mücadelesi veriyordum.evet bildiğin ingilteredeydim.olay benim ingiltereye gitmiş olmam değil çünkü o kadar çok türkü görünce herhalde türkiye buraya taşındı diye düşünüyorsunuz.ben düşündüm.yalan olmasın.
şimdiii.benim gittiğim yer brighton.güney ingilterenin gay bölgesi.hayır şaka değil bildiğin herkes gaydi ya.sıkıldım.içim şişti o derece.her yerde bayraklar,gökkuşağı çıkartmaları falan dedim adam olun uleeen.

şimdi her gün eğlence,her gün club.5.günün sonunda gına geldi bildiğin.dedim kahrolsun.lan votka diyo 25 ml bişi koyuyo dibine üstünede kola,redbull falan .ama ucuz 1.5 pound.''''smirnoff ice var 70 liği 9 milyon falan ama aşık oldum.nasıl güzel içiliyor.nasıl ucuz.nasıl bişi tanrım o dedim.zaten hepsini tek başına içince tanrıyla konuşuyorsunuz.

ingiltere uzun.yerler.insanlar.ama sonuçta bana daha özeller.geçiyorum onları.
ama anlatmak istediğim bişi var.
genel olarak ingiliz halkı renkli gözlü ve sarışın,turuncu,kumral,açık çikolata saçlar arasında geziniyor.erkeklerin sadece yüzde 8-10 cidden hoş.hele babalar.lan şaka yapmıyorum.nerde kucağında bebek olan,arabayla gezdiren baba varsa taştı.yeminlen dese gel çocuğuma bak bakardım.wooow demek istiyorum.allam.
konuya geri dönelim.
şimdi ben yüzde 90 ı sarı tonlarında saçlara sahip bi bölgede bulunmama rağmen,gördüğüm siyah saçlı bir çocuktan çok etkilendim.lunaparkta gördüm.sevdim dedim ya benimsin ya kara toprağın.dedi what!!fuck you.dedi ve gitti.bana umut verdi.
neyse kalbime gömerim o zaman diyerek aldım başımı otelime gittim.bla bla bla.sonra gece audio adlı göt kadar alanda elektronik müziğin dibine vurmuşken önümde dans eden zengi az biraz iri kıyım kadının dansını hayranlıkla izlermiş gibi yapmaktan sıkılınca dedim hadi dışarı can.koş can koş.sigara içmeye.bu arada bi kutu marlboro 6.3 pounddu galiba.yani 15 milyon.oha.ama biz işimizi biliriz neyse.dışarıda sigara içerken gözüm yan caddede bulunan charles street in kapısına döndü.aman allahım dedim benim çocuk bu.adeta aşık olmuştum.o sırada gözlerim karardı ve polyannayla beraber öhöm öhöm bu kısım geçiliyor.en son gözümü açtığımda yoktu ortalıkta ama beni aşkımla başbaşa bırakmıştı.sonra içeri girince milleti keserken aşkımın acısı da yavaş yavaş yaralarımdan akıp kabuk bağlıyordu.ha ne sikim olacaydı ki sanki.sevgili mi olacaktık.ama taştı duvardı ve ben gidip o kadar sarı varken imkansızı isteyerek siyahtan hoşlandım aferinlerimi kendime veriyorum.aferin bana.

öyle.bir gay olarak bu kadar sıkılacağımı düşünmemiştim.alexlere başka zaman giricem.
çav bella uykum geldi.

4 Ağustos 2009 Salı

bi adam vardı canı sıkılan.

ya sıkıldım ben.bildiğin sıkıldım.gına geldi.
neler yapmadım ki.
*resmen junonun repliklerini ezberleyip oynadım.
*gittim bi tencere mantı yaptım.yemedim.yemekten sıkıldım.
*televizyonda ne kadar bilim kanalı varsa-ki d smartta 6 tane var-hepsine bakarak 4 saat bunları izledim.ekmek yapımı hakkında süper bilgilerim var.
*manjam de insanları rahatsız ve uyuz etmek asli görevim zaten.
*postitlerle kendime ev yaptım.ama babam geldi birini alıp yazı yazdı.sıçtı evin içine.
*ıslak mendilleri kurutup daha sevdiğim bi kokulu parfümle ıslattım.daha güzelmi oldu kine sankim.
*aradaşlarıma freud esprisi yaptım.amma da önemli.
*haa bak bak şey geldi aklıma.lemon hibiscus çok cansın sen.hatta senin için canısıyı söylemek istiyorum.
*bir beyefendi bana kyle xy de gelişen olaylardan merak ettiğim bi iki tanesini söyledi artık merak etmiyorum huzurluyum.
*aa bak gökçeye süper bir elbise aldık ipekyoldan.allahtan yanında benim kadar zevkli bir insan vardı ki iç astar sorununu saniyede çözdük.süüperim.(ego patlaması yaşıyorum.)
*bak bunu yazmaktanda sıkıldım.siz beni arayın.ben geri dönerim.

ben can.
bi adam vardı canı sıkılan.(şarkısını söyleyin.hatta.sikilen yazın 3322 e gönderin müziği cebinize gelsin.)(ayrıca hiiçte bile,siz fesatsınız.)

28 Temmuz 2009 Salı

yer yer sağanak yağışlı.nerde lan?

selam herkese.ankara yanıyo lan bildiğin.eriyorum.hatta oz büyücüsündeki cadı gibi-üzerine su dökülünce erirdi salak-eriyorum.aheste aheste.

lady gaga-paparazzi yi bi 15 defa daha dinlemeliyim.50 ye az kaldı

hmm söyleyecek sözleri olmayan bi insanın ruh halini şu an çözmüş bulunuyorum.hani nerede alkışlar.duyamıyorum.sağırlaşmadım daha çok şükür.

eskiden sen de bi sayfa ben diyeyim 10 sayfa yazı yazardım.lan artık yazamıyorum da.hayattan da soğudum.

***aklıma cambazhane gülü diye bi film vardı o geldi.bayılırdım o filme.

**bana hybrid toyota alana varıcam.40 yıl kölesi olucam.yok lan o kadar da değil.ama yapıcam bi güzellik o alsın bana.

ben can.sıkıldı.iyi değil abisi.

19 Temmuz 2009 Pazar

aybalam gayrılmış geyrin.

azerice çizgi film izlemek eğlenceliymiş.çok süper ya.moda aklımı başlatasım geldi.

itü sözlükten de atılmışım.bi daha da itü ye gelmem.

***''tayyip davaso bir daha gitmeyecekse oraya yerleşebiliriz.''böyle bir tanım gördüm.hayran kaldım.aklımın bir köşesine yer ettim.

ben can.

kırmızı ve aheste

şu an farkettim.ben evde sigara içemiyorum.evde birilerinin olması değil sorun.
ev içinde yaşayan insaların kokularını hapseder.ve ben evde sigara içerek bu kokunun kirlenmesini istemiyorumben kimse yoksa bile o kokularla yemek yapıyorum.o kokularla uyuyorum.o kokuları hissediyorum.


yalnızsanız bana göre eve daha bağımlı oluyorsunuz.kaldı ki ben zaten evcimen bi insanım.evim benim en büyük dünyam.bağımlıyım.

---

candan erçetin dinleyesim var.hayırdır.dur bir flash tv yi arayıp hayırdır inşallahtaki bacıya söyleyeyim.yorumlasın işi ne.

---

aynı anda iki kişiden nasıl hoşlanıyorum ben bile şaşırdım.daha da artmaz inşallah.bu gidişle 3-1 kuralını uygulayıp üçünü birden alıcam.yada üçün birini.

ben can

8 Temmuz 2009 Çarşamba

thats not the shape of my heart..yeah baby

herkese merhaba.şu an çalan müzik sting'in shape of my heart'ı az önce elephant woman çalıyordu.konumuz tabi bu değil.konumuz var mı dersen kalırım çünkü yok.

ben bir hayalin hayal olduğuna bilmeme rağmen hala az buçuk umut barındırıyordum.(umut fakirin ekmeğidir hesabında.)artık o da yok artık kutlamalara başlayabiliriz.goodbye lenin demek istiyorum.

film manyağı adeta sapığı oldum.yapacak başka bişi yok çünkü.

HARD CANDY.izleyin izletin.en azından ben sevdim lan.

gözlerim kapanıyor ama ben gözlerimin kapanmasını istemiyorum.çünkü gerçekle yüzleşmek,onu sindirmek istiyorum ve eğer uyursam gerçeği hiçe sayacakmışım gibi geliyor.manyakça ama normal olduğumu kimse söylemediki zaten.


içmeyi seviyorum.sarhoş olacak kadar değil ama gözlerine buğu getirecek kadar.
her şey ama her şey yinede güzel.inanıyorum.(hadiya gerçekten mi.)mutlu insan modeli.

saat 3.27 şimdiye kadar olanlar bundan sonra olanlardan ne kadar farklı olacak çok merak ediyorum.yaşamadan bilemem tabi.ayrıca CARPE DİEM!!!

v for vendetta izleyipte remember remember the fifth of novermer yazmayan insan varsa bir ara görüşelim.nasıldır iyi midir diye sormak istiyorum.

şimdilik herkese iyi uykular diliyorum.ışın bebeğim sana da ithaf ediyorum bu yazıyı.

where is mathilda.maybe in my dreams?who knows?
ben can.hafif alkollü ama çokça saçmasapan.

4 Mayıs 2009 Pazartesi

daha gözlerinden deniz yıldızı toplayacağım.

sevgilim,
kısa ve öz olarak seni istiyorum,ama sana sahip olunca olacaklardan da korkuyorum.
evet manyağım.deliyim.körkütük sarhoşum.sözüm sana anıl.

30 Nisan 2009 Perşembe

piyano daki her nota geceden içime akıyor.

bakın ben burdayım demekten o kadar sıkıldım ki,kaybolmadığımı,kaybedilmediğimi insanlara anlatmaktan.kendimi sadece aynaya bakınca görmekten bunaldım.insanlardan kaçmaktan.cümnleler yazıp,cümleleri silmekten.

bazen diyorum,bazen başka biri olabilir miyim.üstüme giydiğim bütün silahlarımı çıkarabilir miyim?nelerden korktuğumu bilmeden ama korktuğuma emin olarak ne kadar daha nefes alabilirim.ne zaman sigarayı bırakacağım?

filmlerdeki aşk sahnelerinin gerçek sahibi benim aslında.bütün ay ışığında yenilen yemeklerin şeref konuğu benim.bütün aşklardan parça parça topladıysam neden elimde bir bütün aşk yok.neden kırık parçaları yapıştırılmış bir vazo,kırılmamışının yerini tutmaz.

çok soru sormaya başlıyorum galiba geceleri.belkide sadece kendimle konuşabildiğim için.

ben daha 3-4 yaşlarındayken annemin bana anlattığı masallar geldi aklıma.ama dünya masalları değil,türk ve orta doğu masalları.büyüleyici ve oryantelist masallar.
ne de çok severdim onları.en son bir kere daha kitabı kaybetmeden önce geçen sene okumuştum o masalları ve çok beğenmiştim.utanmasam annemin dizine yatıp masalları baştan okutucaktım.

zihnimin dağınıklığının kusuruna bakmayın.yazmayı beklemiyordum.ama her yazmadığım cümlenin beynimde daha da çok yer ettiğini farkettim ve yenilerinin de son sürat hızla beynime hücum ettiğinin.

kendimi hep upuzun bir sokakta koşarken hayal ederim.her adımımda kötü bir düşüncenin beni terk ettiğini ve yolun en sonunda ruhumun temizlenmiş olduğunu.
belki de yürümeliyim gerçekten.ama çıkarken bütün kendimi beğenmişliğim,aşırı öz güvenim,aşşağılık hissiyatım,aşşağılama hissiyatım ve bütün sevmediğim ama beni ben yapan bütün kötü özelliklerimi bırakmalıyım.denize atmalı ve ya sabah kahvaltı da yenirmiş gibi yemeliyim ve sindirmeliyim onları.hazmetmeliyim.

ben can.
sağol tanrım.bana sevdiklerime ve herkese mutluluğu yaşat.iyi bir dünya mutlu insanlardan oluşur.

29 Nisan 2009 Çarşamba

zaafım var sana...

zaafım var sana.zaafım var sana.bunu sabaha kadar söyleyebilirim.ama bir işe yaramaz.onun için gidip dota atayım en azından.

ya valla zaafım var sana...bilmesende.gözlerinden öper seda sayansız günler dilerim.
her şey çok güzel olacak

28 Nisan 2009 Salı

özlem tekini sevesim var,sayarımda yeri geldi mi.

hayat sevince güzel
sevince tatlı düşler
bir kuşu ,kelebeği
bir TAŞI sevin yeter...

sorarım taş ne lan taş na.kafanıza taş düşsün...

bu günlerde braniac da denek,la ink te dövmeci,mythbustersta araştırma ve geliştirme görevlisi olarak bulmak istiyorum kendimi-çok mu şey istiyorum ha çok mu şey....bunun yanında caz dinlerim pop-rock-elektro dinlemem.
kırmızı şarap içer,amuda kalkarak sevişirim.aslında sevişmem beyin orgazmı diye bişi çıktı moda o artık onu deniyorum.(işe yaramıyo)(beynim yeteri kadar gelişmemiş herhalde)

**içimden böyle çok yazmak geliyo ama bi üşeniyorum bi üşeniyorum sormayın.hatta üşüyorum da...

ara beni ara yar
yaraları sar yar
(gibi gibi bişiydi)

peki sorarım for what is worth???

bir insan gördüm sanki?
faredir fare...

saçma maçma okudun ya : )
-bu arada bi vidyo da bi kız öbür kıza dalıyo ya o zamandan beri kızlardan korkuyorum.korkutuyorsunuz beni.korkutmayın.femalefobia olsa gerek bu.derek var bi de terminatorda aklıma geldi gece gece.
ha unutmadan ben can.
can tv ankara.

22 Nisan 2009 Çarşamba

HEPİ BÖTRHDAY GÖKÇE

göt olma potansiyelim hat safhada.inanılmaz derecede göt oluyorum anlatamam.içinde klamış olan varsa buyursun gelsin göt etsin beni.....

GÖKÇE SENİ SEVİYORUM DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN BEBEĞİM...

19 Nisan 2009 Pazar

veda edilmeden gidilmez çocuk

Bu gün gerçekten birlikte olamayacağımızı anladım.bu gün bütün hayallerimi rüzgarla savurdum.sigara içtim ve dumanından yeni hayaller kurmaya çalıştım.ama hiç birinde sen yoktun.yorgunum.çok yorgunum.ruhum sürekli uyumak istiyor.ama ben elma şekeri yemek istiyorum anlaşamıyoruz

Biliyordum.en başından beri biliyordum.sonunun nasıl biteceğini ve nerede yıkılacağımı.aslında biraz daha erken oldu.ben daha aydınlık ve daha sıcak bir gün de ağlayacağımı düşünmüştüm.herkesin daha çok eğlendiği bir günde.belki de dünyanın son gününde.

Neye üzülüyorum biliyor musun.artık hayallerimde yer alamamana üzülüyorum.ben seni değil düşüncelerimdeki seni sevmiştim.hatta ben her gece onla yatıyordum.sarılarak.nefesini hissederek.bu gece o kadar yalnız olacağım ki.hayatımın en yalnız günü ve gecesi….

Yapamam.sana kal diyemem.ömür boyu bir yalanla yaşayamam.yapamam.kendime daha fazla eziyet edemem.

Bu şehri sen varsın diye terk edemiyorum.terk edilmez şehirleri terk ettiğim gibi sevemiyorum.toprağa uzanıyorum ve kök salıyorum.su içiyorum.ama bu şehri terk etme fikrinden nefret ediyorum.senin dışarı bakınca orada bir yerlerde olma fikrin hoşuma gidiyor.ı kocaman rengarenk apartman dairelerine bakınca seni görüyorum.sen de beni görüyor musun diye soruyorum.cevap alamayınca bir sigara daha yakıyorum.şehri yakıyorum.kendimi yakıyorum ve küllerimden yeniden doğuyorum.sigaramın külleri kendi küllerime karışıyor.her gün biraz daha eksiliyorum.uyuyup uyanıyorum ve sana bakıyorum.hayaline.yalanına.yokluğa.


*kelime bulamıyorum çocuk.düşünemiyorum.sokak kedilerini sevemiyorum.geceyi hissedemiyorum.insanlarla yaşayamıyorum.seni taşıyamıyorum.koşamıyorum.saatlerce ağlayamıyorum.bu şehri sensiz hiç sevmiyorum.ama ben seni de sevmiyorum ki.yalan.seni hala seviyorum ama yanlış bir şey bu.en az senin beni sevme ihtimalinin olmaması kadar yanlış.

Daha adını yazmaktan korkuyorum.o kadar çok korkuyorum ki.korkunun kendisini seviyorum.gözlerini seviyorum.o kadar daralmış hissediyorum ki.o kadar bastırılmış.o kadar hissediyorum…
**sana daha bakmaya kıyamazken çocuk.seni o kadar çabuk gömdüm ki toprağa sonradan fark ettim bir kısmım o toprakta kalmış.

Bir gün gelecek.sende sahip olduğum diğer güzel anılarla birlikte yerini alacaksın.ama kendimi engelleyemiyorum.koşmam gerekirken duruyorum.durmam gerekirken koşuyorum.
Senden kaçmam gerekirken sana daha sıkı sarılıyorum.boğuluyorum.boğuluyorum ve nefessiz kalıyorum.

Bir meleğim vardı.çocuk.bir gün başka bir melek gördü.

En kötüsü beklide duygularımı hiç bilemeyecek olman.bir hoşça kal bile diyemeyecek olman.
Hoşça kal.hoşça kal.artarda söyleyince inanıyorsun çocuk.
artık özgürüm öyle yalnızım ki.
4 cümle daha gerekiyor yeni sayfalarda hayat bulmam için.
Şimdi 3.azalıyor günlerimiz.
Hoşça kal

**ve tanrı beni kovdu evinden.bende senin kalbine sığınmak istedim.ama sen çoktan kaleler inşa etmiştin en ulaşılmaz yerine kalbinin...

(artık hiç ağlayamadığımı babama söylemeyin. sakın ona, daha fazla sevmek için, ölümlerden kurtulmak için o adama aşık olduğumu anlatmayın. o adamın anıları için çok içtiğimi, daha çok kadeh kaldırdığımı, eteklerimi savurarak dans ettiğimi, kendimi kırdığım yerde bir şişe rom, bir parça ayna, ağzı bozuk bir aşk mektubu bulduğumu, pencereleri daha çok kırdığımı ne olur anlatmayın. bu geniş ama hiçbir yeri görmeyen pencereleri...)

14 Nisan 2009 Salı

sevgilim.sevme beni.sev desemde sevmediğin için en azından sanki ben güçlüymüşüm,ben söyleyince olacakmış gibi davranayım.sevme beni

oldukça uzağa giderim.ama sevgilim dünya yuvarlak. gideceğim en uzak yer sana en yakın yer olur.

yoksa bile var ederim yalvarırım tanrıya.

duyan gelmiş meğersem....misafir ol gel bana börekler açayım sana

AYLAK MADAM

en birinci ben olmak için AYLAK MADAM
aylak madam for my en birinci be :)

ne arayacaksın ki?nedir amacın?açık açık söylede bilelim